Adres: Tunalı Hilmi Caddesi No:90/7 Kavaklıdere/ANKARA
Veziko Üretral Reflü
Veziko Üreteral Reflü

VUR

İdrarın, idrar torbasından böbreklere geri kaçması olarak tarif edilmektedir. Böbreklerin en önemli işlevleri kandaki zararlı maddeleri temizleyerek bunların idrar olarak atılmasını sağlamaktır. İdrar böbrekler tarafından yapıldıktan sonra üreter olarak adlandırılan tüpler vasıtası ile idrar torbasına (mesane) ulaştırılıp depolanır ve daha sonra işeme işlemi ile mesaneden üretra (idrar yolu) adı verilen bir kanal yardımı ile vücut dışına uzaklaştırılır. Bu esnada normal insanlarda idrar geri böbreklere kaçmaz, eğer idrar geri böbreklere doğru kaçarsa buna vezikoüreteral reflü (VUR) denir. Yani, vezikoüreteral reflü süzülerek idrar kesesine biriken idrarın işeme esnasında üst idrar yollarına geri kaçmasıdır.

Böbreklerin ve idrar kanalının etkilenmesi değerlendirilerek 5 derecede incelenir.

Bazı çocuklarda ise anormal işeme özellikleri reflüyü ortaya çıkarabilir. Reflü çocuklarda enfeksiyonlara meyil oluşturarak böbrek enfeksiyonu olarak adlandırdığımız piyelonefrite ve sonuçta böbrek hasarına neden olabilir. Daha ciddi reflüler ise daha büyük böbrek hasarlanmasına neden olabilir. Reflünün fazla olduğu durumlarda, üreter ve böbreklerin büyümesine ve genişlemesine neden olarak, şekil bozukluğuna yol açabilir. Genel olarak sık idrar yolları enfeksiyonu geçirilmesi tanı koydurur. Reflü ağrı, rahatsızlık ve idrar yaparken problemlere neden olmayabilir. Dolayısıyla herhangi bir başka şikayeti olmasa bile sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklar mutlaka uzman doktor tarafından kontrol edilmelidir.

Reflü yaklaşık olarak sağlıklı çocukların % 1-2’ sinde oluşur. Tanı esnasındaki yaş 2-3 yıldır, ancak bebeklik veya daha yaşlı çocuklarda olduğu gibi herhangi bir yaşta da tanı konulabilir. Tedavi edilen çocukların dörtte üçü kızdır. Bazı çocuklarda reflü ailesel olabilir. Şayet sizde veya çocuklarınızdan herhangi birinde reflü varsa diğer çocuklarınızı da mutlaka doktorunuza gösteriniz.
İşeme sistoüretrografisi adı verilen bir test ile hastalığın tanısı konur. İdrarın dışarı geldiği yol olarak tarif edebileceğimiz üretraya kateter denilen ince ve yumuşak bir tüp yerleştirilir. X ışını alınca görünür hale gelen ilaçlı bir sıvı ile, tamamen doluncaya kadar mesane doldurulur. Daha sonra çocuktan işemesi istenir. Bu arada peş peşe filmler çekilerek geriye doğru kaçış olup olmadığına bakılır. Bu test genelde 15-20 dk. arasında sürmektedir. Bazen kateter kullanılmasına bağlı çocukların bazılarında bu test esnasında enfeksiyon oluşabileceğinden testten önce ve sonra antibiyotik verilmesi tavsiye edilir. Reflü ve üriner enfeksiyonun, böbreklere zarar verip vermediğini anlamak için ayrıca ultrasonografi, böbrek sintigrafisi veya renkli film (İVP) yapılması gerekebilir.

Reflüsü olan çocuklarda tedavide amaç;

Böbreğin enfekte olması,
Böbrekte hasar oluşması ve yukarıda anlattığımız komplikasyonların önlenmesidir.

Üç tane tedavi seçeneği vardır:
Medikal tedavi
Cerrahi tedavi
Gözlem.

Medikal tedavide antibiyotikler ve çocuğun işeme alışkanlıkların düzeltilmesi söz konusudur. Bu tedavide amaç VUR’nün kendiliğinden iyileşme sürecinde oluşabilecek enfeksiyonların engellenmesidir.

Cerrahi tedavi reflünün derecesine ve özelliğine bağlı olarak açık veya endoskopik dediğimiz kapalı yöntemle yapılabilir. Açık ameliyat dirençli veya yüksek dereceli reflü olması durumunda tercih edilir. Reflü için yapılan ameliyatlardan sonra hastanede kalış süresi ortalama 2-5 gündür ve kullanılan cerrahi tekniğe göre değişir. Son yıllarda artık hastanede kalış süresi ve operasyonun süresi iyice kısalmıştır. Tek bir ameliyat ile yüksek iyileşme oranları (%90-95) mevcuttur. Endoskopik ameliyat ise çocuğun idrar kanalından kameralı bir sistem ile girilip geniş olan üreter ağızlarının madde enjeksiyonu ile normal hale getirme şeklindedir. Bu yöntem ile hastanede kalış süresi oldukça kısadır.

Bu çocuklar periyodik takipleri yapılarak üriner enfeksiyon yönünden gözlenmelidir. Hasta çocuklarda idrar tahlili ve idrar kültürü yapılarak hastalığın üriner enfeksiyona bağlı olup olmadığı gösterilmelidir. Böbrek hasarı olan çocuklarda kan basıncı takipleri önemlidir. Mesane filmleri alınarak reflünün düzelmesi, aynı şekilde devam etmesi veya kötüleşmesi takip edilir.

Veziko Üreteral Reflü Tanı, Takip ve Cerrahi Tedavi (çocuklarda idrarın böbreğe geri kaçması)

Vezikoüreteral reflü (VUR), mesane içerisin­deki idrarın üst üriner sisteme geri kaçmasıdır ve normal sağlıklı çocuklarda görülmeyen pato­lojik bir durumdur. Özellikle pediatrik ürologların çocukluk yaş grubunda en sık karşılaştıkları hastalıklardan birisidir. Cerrahi tedavisi yarım yüzyılı aşkın bir süredir uygulana gelmesine rağmen özellikle son 25 yılda perinatal tanının mümkün olabilmesi, idrar yolu enfeksiyonlarının vezikoureteral reflü etyopatogenezindeki rolü­nün tanımlanması, endoskopik tekniklerin ve iz­lem modelinin ortaya konmasıyla reflülü çocuk­lara tıbbi yaklaşımda ve VUR tedavisinde büyük değişiklikler olmuştur ve görünen odur ki bu de­ğişim teknolojik gelişmelerle birlikte devam ede­cektir.

VUR'nün Önemi: Üriner sistem patolojilerin­de amaç böbreği korumaktır. Özellikle çocuklar­da beklenen yaşam süresi uzun olduğundan böbrekte kalıcı hasar oluşturabilecek tüm pato­lojiler ayrı bir önem taşır. Çocuklarda üriner en­feksiyon ve VUR sık karşılaşılan patoloji olup negatif siklus oluşturabilmektedir. Tanı ve teda­vide yetersiz kalındığında renal skar, hipertansi­yon ve sonunda kronik böbrek yetmezliğine yol açmaktadır. VUR multifaktörlü patolojilerin so­nucu veya başka patolojilere yol açabilen bir hastalıktır. Bu nedenle bu grup hastalarla ilgile­nenlerin VUR'ye multidisipliner yaklaşıp, erken tanı ve uygun tadavı modalitesi ile çocuk böbre­ğini en iyi şekilde koruması gerekir.