
Sünnet, insanlık tarihinin en eski ve en yaygın cerrahi uygulamalarından biri olarak kabul edilir. Tarihsel kökenleri binlerce yıl öncesine, Antik Mısır’a kadar uzanan bu işlem, günümüzde hem dini bir vecibe hem de tıbbi bir gereklilik veya tercih olarak dünya nüfusunun önemli bir kısmını etkilemektedir. Türkiye gibi toplumlarda sünnet, sadece tıbbi bir müdahale değil, aynı zamanda çocukluktan erkekliğe geçişin sembolize edildiği sosyal bir dönüm noktasıdır.
Tıbbi terminolojide “sirkumsizyon” olarak adlandırılan sünnet, penis başını örten üst deri tabakasının (prepus) cerrahi bir işlemle kesilerek alınmasıdır. Bu işlem sonucunda glans penis (penis başı) kalıcı olarak açıkta kalır. Genellikle çocukluk çağında yapılsa da, yetişkinlik döneminde de çeşitli tıbbi nedenlerle sünnet uygulanabilmektedir.
Sünnet işlemi için kullanılan yöntemler teknolojinin gelişmesiyle birlikte çeşitlenmiştir. Geleneksel cerrahi dikişli yöntemlerin yanı sıra; koter kullanımı, lazer uygulamaları ve “çan” veya “klips” olarak bilinen dikişsiz yöntemler günümüzde yaygın olarak tercih edilmektedir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, sünnet operasyonunun steril bir ortamda, uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilmesi hayati önem taşır.
Modern tıp dünyası, sünnet uygulamasının sağladığı faydalar konusunda geniş bir veri setine sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Pediatri Akademisi gibi kuruluşlar, sünnet işleminin belirli sağlık avantajları sunduğunu kabul etmektedir.
Ailelerin en çok merak ettiği konulardan biri, çocuklarını ne zaman sünnet ettirmeleri gerektiğidir. Uzmanlar bu konuda iki ana perspektife sahiptir:
Eğer tıbbi bir zorunluluk (tekrarlayan enfeksiyonlar, fimozis vb.) yoksa, sünnet planlamasının çocuğun psikososyal gelişimi göz önünde bulundurularak yapılması en sağlıklısıdır.
Bir sünnet operasyonu genellikle 15 ile 30 dakika arasında sürer. Lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Modern cerrahide ağrı kontrolü oldukça başarılıdır. Operasyon sonrası iyileşme süreci şu aşamalardan oluşur:
Sünnet sonrası nadir de olsa kanama, enfeksiyon veya estetik sorunlar gelişebilir. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden operasyonu gerçekleştiren cerraha başvurulmalıdır.
Toplumda sünnet ile ilgili pek çok mit ve yanlış inanış bulunmaktadır. Örneğin; sünnet olmanın cinsel performansı azalttığı veya artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Cinsel işlev, sünnet derisinin varlığından ziyade genel sağlık durumu ve psikolojik faktörlerle ilişkilidir.
Psikolojik açıdan bakıldığında, çocuğa sünnet işleminin dürüstçe anlatılması gerekir. “Sadece muayene olacaksın” diyerek hastaneye götürülen ve aniden operasyona alınan çocuklarda güven kaybı ve travma oluşabilir. Sünnet süreci, çocuğun anlayabileceği bir dille, korkutmadan ve bir ceza gibi sunulmadan anlatılmalıdır.
Türkiye’de sünnet, sosyal hayatın en renkli unsurlarından biridir. Sünnet düğünleri, ailenin sosyal statüsünü pekiştiren, akrabaların bir araya geldiği büyük kutlamalardır. Sünnet kıyafetleri, pelerinler, asalar ve “erkekliğe ilk adım” temalı törenler, çocuğun yaşadığı cerrahi stresin toplumsal destekle hafifletilmesini amaçlar. Her ne kadar günümüzde daha sade kutlamalar veya “hastane sünneti” yaygınlaşsa da, geleneksel sünnet törenleri Anadolu kültüründe hala canlılığını korumaktadır.
Sünnet hem bireysel sağlık hem de toplumsal gelenekler açısından çok yönlü bir olgudur. Tıbbi faydaları, hijyen avantajları ve dini önemi yadsınamaz bir gerçektir. Ancak bu işlemin bir “cerrahi müdahale” olduğu unutulmamalıdır. En iyi sonuçlar için; doğru zamanlama, steril koşullar ve uzman ellerde gerçekleştirilen bir sünnet operasyonu tercih edilmelidir.
Gerek dini inançlar nedeniyle gerekse sağlık bilinciyle yapılsın, sünnet işlemi erkek sağlığı ve toplum kültürü üzerinde derin izler bırakmaya devam etmektedir. Ailelerin bu süreci bilinçli yönetmesi, çocukların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı için en kritik adımdır. Sünnet sonrası dönemde gösterilen özen ve sevgi, çocuğun bu süreci hayatında olumlu bir anı olarak yerleştirmesini sağlayacaktır.
En sık dini nedenlerle yapılır; ayrıca fimozis (sünnet derisi darlığı), sık idrar yolu enfeksiyonu gibi tıbbi sebeplerle de uygulanabilir.
Çan yöntemi, lazer/koter yöntemi ve cerrahi yöntemdir. En yaygın ve güvenli kabul edilen yöntem cerrahi sünnettir.
Genellikle 2 yaşından önce veya 6 yaşından sonra yapılması önerilir; ancak tıbbi gereklilik varsa her yaşta yapılabilir.
Hipospadias varlığında sünnet yapılmamalıdır, kanama hastalıkları araştırılmalı ve işlem hastane ortamında uzman hekim tarafından gerçekleştirilmelidir.
09:30-19:00
09:30-19:30
Prof Dr. Murat Dayanç © 2026. Tüm hakları saklıdır.