Bu sorular, uluslararası çocuk kontinanas derneği tarafından hazırlanmıştır. Kişisel değerlendirme yapabilmeniz için kabul edilmiş bir yötenmdir.

Bu sorular ICCS internet sitesinden alınmıştır.
Çocuğunuzun yaşı 5 ve üzerinde mi?
  • Evet
  • Hayır
Çocuğunuz gece yatağını ıslatıyor mu?
  • Hayır.
  • Evet, ancak çok nadir. (ayda bir defa)
  • Evet, bazı geceler yatağını ıslatıyor. (haftada 1-2 defa)
  • Evet, hemen hemen her gece yatağını ıslatıyor.
Çocuğunuzda gece yatak ıslatmaktan başka belirtiler de var mı?
  • Gün boyu idrar kaçırma.
  • Gün boyu sıkça tuvalete gitme.
  • Ani yada acil idrar yapma isteği.
  • İdrar yaparken itme ya da kasma isteği.
  • Ağrılı idrar yapma.
  • Kesikli idrar akışı ya da birbiri arkasına idrar yapma ihtiyacı.
  • Üriner sistem hastalığı ya da anomalisi hikayesi.
  • Kabızlık.
  • Dikkat eksikliği.
  • Hayır.
  • Bilmiyorum.
DİKKAT

Gece yatak ıslatmanın altında yatan nedeni araştırabilmesi ve uygun tedaviyi planlayıp en kısa sürede uygulanabilmesi için ÇOCUK ÜROLUĞU ile temasa geçiniz.

PANİK YAPILACAK BİRŞEY YOK

Fakat, siz genede 6 ayda bir ÇOCUK ÜROLOJİ uzmanına danışmalısınız.

BU TEST 5 YAŞ VE ÜZERİ ÇOCUKLAR İÇİNDİR

5 yaş ve altı çocuğunuz için, eğer bir ürolojik bir problemden şüpheleniyorsanız doğru teşhis ve tedavi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Deren ve Yeni dostları Yelda Pekbay

Çiş ve kaka arkadaşım Yelda Pekbay

Kaan'ın lazımlığı Yelda Pekbay

Kuru kalan yatak Yelda Pekbay

Tommy'nin tuvaleti Yelda Pekbay

Kız kardeşimin lazımlığı Yelda Pekbay

Berna'nın Problemi Yelda Pekbay

Ahmet'in rüyası Yelda Pekbay

Zeynep'in lazımlığı Yelda Pekbay

Kızlar için tuvaletini yapma zamanı Yelda Pekbay

Erkekler için tuvaletini yapma zamanı Yelda Pekbay

Tuvaletimi Yapıyorum
(Kızlar) Yelda Pekbay

Tuvaletimi Yapıyorum
(Erkekler) Yelda Pekbay

Tuvaletin mi geldi?
(Kızlar) Yelda Pekbay

Tuvaletin mi geldi?
(Erkekler) Yelda Pekbay

Tuvalet şarkısı Yelda Pekbay

Gökhan, Ebru ve Zeynep çok yakın üç arkadaştılar. Her oyunu birlikte oynar, aileleri her yere onları birlikte götürürdü. Her yaptıkları ve her alışkanlıkları aynıydı.
Bu üç arkadaşın tek farklı alışkanlığı vardı: Tuvalet alışkanlığı. Gökhan, kakası geldiğinde yapmıyor, kendini koltuk arkalarına gizleyerek, poposunu sıkarak kakasını yapmayı erteliyordu. Bu nedenle de devamlı kabızdı.
Ebru ise, çişi geldiğinde sağa sola sallanıyor, oyun oynamayı ve televizyon izlemeyi bırakmayıp çişini yapmayı erteliyordu. Sonuç olarak da idrar kaçırıyor ve çamaşırını ıslatıyordu. Ancak ondan sonra koşarak tuvalete gidiyor ve çişini yapıyordu.
Zeynep de her gün düzenli olarak aynı saatte tuvalete gidip kakasını yapıyor ve gün içinde sekiz defa çişini yapıyordu. Çişini yaparken karnını hiç kasmıyor, kendini zorlamadan çişini yapıp bitirdikten sonra da biraz daha tuvalette oturup öyle kalkıyordu.
Üçü de tuvaletteyken kanalizasyonda yaşayan çiş ve kaka arkadaşlarının yanına yeni çiş ve kaka arkadaşlar yolluyorlardı. Ancak Bazı sorunlar vardı. Gökhan’ın kaka arkadaşı kanalizasyondaki arkadaşlarını özlemiş ve artık onların yanına gitmek istediğini Gökhan’a söylemişti. Gökhan yine de beklemiş ve Kaka arkadaşının dediklerini dikkate almamıştı. Gökhan’ın kaka arkadaşı çok ağladı ve çiş arkadaşa da gitmek istediğini söyledi. Ancak Gökhan Çiş arkadaşa da gitmesi için yardımcı olmuyordu. Bu nedenle Gökhan’ın hem Çiş hem de Kaka arkadaşı kanalizasyona gidemediler ve Gökhan tuvaletini kaçırdığı için Çiş ve Kaka arkadaşları artık kanalizasyondaki diğer arkadaşlarına asla kavuşamayacaklardı.
Gökhan çok üzülüyordu. Annesine koştu ve durumu anlattı. Annesi ona: “Bak oğlum, Kaka arkadaşın ya da Çiş arkadaşın, kanalizasyondaki diğer arkadaşlarının yanına gitmek istediklerini sana söylediğinde, onları dinlemeli ve oynadığın oyunu ya da izlediğin programı hemen bırakarak tuvalete gitmelisin. Yoksa Çiş ve Kaka arkadaşların asla kanalizasyondaki arkadaşlarına kavuşamazlar.”
Gökhan bundan sonra annesini dinlemeye karar verdi. Çiş ve Kaka arkadaşları ne zaman diğer arkadaşlarının yanına, kanalizasyona gitmek istediklerini söyledilerse, Gökhan da hemen tuvalete koştu.
Diğer bir sorun da Ebru ile ilgiliydi. Ebru da Çiş arkadaşı gitmek istediğini söylediğinde onu dinlemiyordu. Ama Çiş arkadaşı kanalizasyondaki arkadaşlarını çok özlemişti ve gitmek için çıkışı zorlamıştı. Sonunda da Ebru çamaşırını ıslattı ve Çiş arkadaşı atık kanalizasyondaki arkadaşlarının yanına gidemeyecekti. Ebru yaptığı şey için çok üzüldü, utandı ve hemen annesinin yanına koştu. Olanları anlatınca annesi ona şöyle dedi: “Bak güzel kızım, eğer Çiş arkadaşın arkadaşlarını özlediyse, onun gitmesine izin vermelisin.
Ebru yaptığı şey için çok üzüldü, utandı ve hemen annesinin yanına koştu. Olanları anlatınca annesi ona şöyle dedi: “Bak güzel kızım, eğer Çiş arkadaşın arkadaşlarını özlediyse, onun gitmesine izin vermelisin. Sen Gökhan ve Zeynep arkadaşlarının yanına gittiğinde nasıl mutlu oluyorsan, Çiş ve Kaka arkadaşların da kanalizasyondaki arkadaşlarının yanına gittiklerinde öyle mutlu oluyorlar. O nedenle ne zaman Çiş arkadaşın sana seslense, onu dinlemeli ve tuvalete gitmelisin. Böylece arkadaşına el sallayarak onu sevdiklerinin yanına gönderebilirsin.” Ebru Annesinin dediklerini dikkatle dinledi ve bundan sonra ne zaman Çiş arkadaşı ona seslense, hemen tuvalete gitti.
Zeynep ise Çiş ve Kaka arkadaşları ne zaman ona seslense hemen tuvalete koşuyor, Çiş veya Kaka arkadaşı, kanalizasyondaki diğer çiş ve kaka arkadaşlarının yanına giderken onlara gülerek el sallıyordu. Sonra gittiklerinden emin olmak için biraz daha bekliyor ve temizlenerek tuvaletten kalkıyordu. Hem kendisi hem de Çiş ve Kaka arkadaşları her zaman mutluydu.
Gökhan, Ebru ve Zeynep bir araya geldiklerinde Çiş ve Kaka arkadaşlarından bahsettiler. Gökhan ve Ebru üzüntülerini Zeynep ile paylaştılar. Ama ikisinin de anneleri ertesi gün onları çok eğlenceli bir doktora götürecekti. Doktor Murat Amcaları ve Fizyoterapist Yelda Ablaları onların Çiş ve Kaka arkadaşlarının mutlu bir şekilde kanalizasyona gitmelerine yardımcı olacaklardı. Hem bilgisayar oynayacaklar hem de Çiş ve Kaka arkadaşlarının nasıl daha mutlu kanalizasyona gideceklerini öğreneceklerdi. İkisi de çok heyecanlıydılar. Ertesi sabahı iple çektiler.
SON
Merhaba. Ben Kaan'ın annesiyim. Size Kaan ve yeni tuvaleti hakkında birşeyler anlatmak istiyorum.
Bu da Kaan. Kaan küçük bir erkek çocuğu.
Tığkı senin gibi. Kaan'ın da bir vücudu ve vücudunun pek çok güzel ve yararlı parçası var.
Düşünmek için bir kafa.
Görmek için gözler. Duymak için kulaklar.
Konuşmak ve yemek için bir ağız.
Oynamak için eller.
Çiş yapmak için pipi.
Koşmak ve yürümek için bacaklar.
Oturmak için bir pop ve kaka yapmak için poponun içinde bir delik.
Kaan çocukluğundan beri, çişini ve kakasını bezine yapıyordu ve ben, annesi, bezini değiştiriyordum.
Doğalı iki gün olduğunda bile bunu yapıyordu.
İki aylık olduğunda da bunu yapıyordu.
Burada yine onu görüyorsunuz ve tuvaletini hala bezine yapıyor ve değiştiriyorum.
Bir gün Kaan'ın annanesi ona kocaman bir hediye aldı.
Kaan kutuyu açtı ve içinde tuhaf bir şey buldu.
Bu bir şapka mıydı? Hayır. şapka değildi.
Bu kedi için süt kabı mıydı? Hayır. Kedi için süt kabı değildi.
Bu bir vazo muydu? Hayır. bu bir vazo da değildi.
Bu bir kuş banyosu muydu? Hayır. bu bir kuş banyosu değildi.
Bu, üzerine oturup, bez yerine bunun içine çiş ve kaka yapılan lazımlıktı.
Ne harika! Kaan çok mutluydu.
Yeni lazımlığının üstüne oturdu ve oturdu ve oturdu ve oturdu ve oturdu ve oturdu ama hiçbir şey çıkmadı... ne çiş ne kaka.
Daha sonra hem çişini hem de kakasını yaptı. ama tam olarak lazımlığın içine yapamadı.
Daha sonra Kaan çişini ve kakasını bezine yapmaya devam etti ve ben, Kaan'ın annesi, bezini değiştirdim.
Bir gün Kaan kakasının çıkmak istediğini hissetti ve hemen koşarak lazımlığına gitti ve üzerine oturdu.
Ve kalktığında lazımlığın içine baktı bütün kakası ve çişi LAZIMLIĞIN İÇİNDEYDİ!
SON
Bir zamanlar…
Emmet adında kabarık kırmızı saçlı, mavi gözlü ve burnunun üzerinde çilleri olan küçük bir çocuk , en sevdiği oyuncak ayısı Max ile yatağa tırmandı.
Emmet ayısına iyi geceler öpücüğü verdi ve ona sarılarak yatağına yattı. Annesi odasının ısığını ve odasının kapısını kapattı .
Penceresinin dışı çok karanlıktı ve çok çok sessizdi. Emmet hemen uyumak icin yüzünde bir gülümsemeyle döndü ve oyuncak ayısı Max da yanındaydı.

Sonra, gece yarısında, Yatak Islatma Canavarı Emmet'in yatağının ucunda belirdi.
Birden korktu, çünkü yatağının kenarında bir canavar vardı, bu önceden tanıdığı ve hiç sevmediği bir canavardı! Canavar büyük yeşil, sümük gibi, tek gözlü bir zombiye benziyordu ve uzun, pullu bir ejderha kuyruğu, büyük boynuzları ve sivri pençeleri vardı. Küçükk Emmet canavarın kendisini bir lokmada yutacağını sandı!
Yatak Islatma Canavarı Emmet'in yatağının yanında dururken, salyaları yavaşça çenesinden aşağı akıyordu. Canavar çok susamış ve aç gözüküyordu. Emmet gördüklerine inanamayarak gözlerini ovuşturdu. Çok korkmuştu. "CANAVAAAAARRRRRR!!" diye bağırarak onu korkutmaya çalıştı. Ama işe yaramadı. Emmet ne yapacağını bilmiyordu. Onu su tabancasıyla vurmaya çalıştı, ama bu da işe yaramadı.
Belki bir yemek tuzağı kurmalıydı?! Emmet kendi kendine, canavarı yakalamak için gereken ağın çok büyük olması gerektiğini düşündü.
Canavar çok büyük ve sümüksüydü. Ama hiç, bir kere bile konuşmadı. Gece tamamen sessizdi. Emmet birden ailesinin odasına doğru gelen ayak seslerini duydu. Hemen kalktı.
Babası ıslanmış çarşafları değiştirirken sordu, “İyi misin Emmet?” . Emmet iyi değildi. “Anne, Baba Yatak Islatma Canavarı yine odama geldi. Koruyuculara haber verebilir misiniz?”
Emmet’in annesi onu alnından öptü ve “Yatak Islatma Canavarı o kadar da kötü değil Emmet. Korkmak yerine neden onunla konuşmayı denemiyorsun? Belki sadece yalnızdır.” Islak çarşafları çamaşır makinesine koydu ve çarşafları kuru ve tertemiz olanlarıyla değiştirdi. Emmet artık Yatak Islatma Canavarından korkmak istemiyordu. Korkmak için çok cesurdu. “Canavar ondan korkuyor muydu? Canavar arkadaş mı olmak istiyordu?” Bunu öğrenmek istiyordu.
Yavaşça yeniden uykuya daldı ve büyük bir parti düzenleyerek Yatak Islatma Canavarı ve onun tüm arkadaşlarını davet etme rüyası gördü. Rüyasında parti için arka bahçeyi düzenledi ve bir sürü yemek yaptı. Emmet Yatak Islatma Canavarı için yeterince yemek olduğundan ve kendisini yemeyeceğinden emin oldu! Yatak Islatma Canavarı geldiğinde Emmet çok büyük ve korkunç olmadığını fark etti . Canavarla konuştu ve partisine geldiği için teşekkür etti.
Çabucak arkadaş oldular ve canavar bir daha Emmet'i korkutmadı. Hatta Emmet yatağı ıslatmayı bıraktı. Çok heyecanlıydı, Arkadaşı Ben'e partiden ve canavarla arkadaş olduklarından bahsetti. Emmet Ben'le her şeyi konuşuyordu çünkü Ben de yatağnı ıslatıyordu. Emmet yatak ıslatması ve Yatak Islatma Canavarı ile ilgili insanlarla konuşunca, yatağın kuru kalmasının daha kolay olduğunu fark etti.
Emmet şimdi tüm gece boyunca kesintisiz uyuyor ve Yatak Islatma Canavarı artık onu rahatsız etmiyor.
SON
Küçük Tommy bezini seviyordu, onun üzerinde zıplayabiliyordu.
Bezinin üzerinde dönüyordu. Hatta üzerine resim yapabiliyordu.
Ama kokmaya başladıklarında ÜFFF! Tommy'nin bezi en iyisiydi.
Ama bir gün annesi Tommy'ye artık bez kullanmayacağını söyledi. Bez yok muuuuuu!!! Tommy ağlamaya ve bağırmaya başladı.
Büyük bir ağıza benziyordu. Eğer üzerine oturursa onu yutacakmış gibi duruyordu.
Yada içine düşebilirdi... Ve denize kadar sürüklenebilirdi
Tommy tuvalete gitmek istemedi. Patlayıncaya kadar da gitmeyecekti.
Ancak annesi onu kloze oturttu, kötü bir şey olmayacağına söz verdi.
Tommy korktu. O kadar çok korktu ki, korkudan titredi.
Bir süre bekleyen Tommy hiçbir şey olmadığını gördü. Hiçbir şey onu yememişti.
Denize kadar sürüklenmemişti. Klozette hiçbir şey yaşamıyordu. Hiçbir şey yoktu.
Sonra o kötü kokan şeyden yaptı. Annesi de sifonu çekti.
Tommy'nin bezini değiştirilmesine gerek yoktu. Tommy artık kötü de kokmuyordu.
Hala zıplayabiliyor ve dönebiliyordu.
Ama bundan sonra hiç kokmayacaktı. Klozet kokan şeylerin çaresine bakıyordu.
Klozet artık Tommy'nin en iyi arkadaşlarından biriydi...
SON
Deren, çok sevimli, arkadaş canlısı ve herkesle dost olabilen bir çocuk. Oyun oynamayı çok sever. Okula da gidiyor ve 3. sınıfta. Dersleri de çok iyi. Ama Deren'in bir sorunu var: Bazen çişi ve kakası ile ilgili başı belaya giriyor. Oyun oynarken bir de bakmış, çişini kaçırmış.
Hatta bu kazalar sadece oyun oynarken değil, bir odadan diğerine yürürken de oluyor. Deren bu konuda oldukça üzülüyor. Bir de şu kaka meselesi var. Tuvalete gittiğinde kakası bir türlü çıkmıyor. Çıkarken de Deren acı duyuyor.
Deren bu konuyu artık annesine ve babasına anlatması gerektiğine karar verdi. Hemen annesinin yanına gitti. Annesi Ebru Hanım Deren'i dikkatlice dinledi. "Bunların sık yaşanabilecek problemler olduğunu ve bazı basit önlemlerle düzelebileceğini düşünüyorum. Ama yine de babanla da konuşmalıyız." dedi. Deren'in babası Gökhan Bey de dinledikten sonra "Doktor Murat Amca'yı bir ziyaret edelim ve durumu detaylarıyla ona anlatalım. En doğru çözümü kendisinden öğreniriz." dedi. Hemen Doktor Murat
Amca'yı aradı ve ertesi gün için randevu aldı. Doktor Murat Amca Deren'in çok çok sevdiği ve ara sıra da ziyaret ettiği birisi. Deren bu randevuya çok sevindi ve ertesi günü sabırsızlıkla bekledi. Ertesi gün Doktor Murat Amca Deren'i iyice dinledi. Tüm kaçırma kazalarını ve ne zaman olduklarını anlatmasını istedi. Doğru değerlendirme yapması için bu bilgiler önemliydi. Öncelikle Deren'e vücudun nasıl çiş ürettiğini anlattı. "İdrarın üretildiği iki tane böbrek, oluşan idrarı depolayan mesane, idrarı
böbreklerden mesaneye taşıyan iki tane üreter ve mesanedeki idrarı boşaltmaya yarayan bir üretra vardır." dedi. "Bu organların belirli bir düzen içinde çalışması gerekir. Yoksa senin yaşadığın problemler ortaya çıkmaya başlar. Sendeki sıkıntı kabızlık. Bunu sadece sen yaşamıyorsun. Bana bu problemlerle gelen, senin gibi pek çok çocuk var."
Deren'in yaşadığı kabızlık yüzünden kakası tam olarak çıkmıyor, bağırsağının son kısmı olan rektumunda birikiyor, biriktikçe mesanesine baskı yapıyordu. Mesane de bu baskıya dayanamıyor ve depoladığı idrarın birazını kaçırıveriyordu. Ama Doktor Murat Amca'nın iyi haberleri de vardı. Bunun çözümü çok kolaydı. Birkaç konuya dikkat edildiğinde kabızlık da ortadan kalkacaktı. Belki ilaç içmesine bile gerek kalmayabilirdi.
Deren heyecanla sordu: -Peki bunlar neler Doktor Murat Amcacığım? Öncelikle günde en az 6-8 bardak sıvı tüketmeliydi. Sıvı olarak da özellikle su içmeliydi.
Düzenli olarak sebze ve meyve de yemeliydi. Bu şekilde dengeli beslenecek ve kabız olma olasılığını oldukça düşürecekti.
Ayrıca derste çişi ya da kakası gelirse hemen öğretmeninden izin alacak ve tuvalete giderek, hiç beklemeden çişini ya da kakasını yapacaktı.
Son olarak da her yemekten sonra mutlaka tuvalete gidecek ve en az 2-3 dakika süresince tuvalette oturacaktı. Doktor Murat Amca bağırsak hareketlerinin yemeklerden sonra arttığını ve kabızlığı önlemenin en önemli koşullarından birinin de bu olduğunu söyledi. Tuvalette otururken kitap okumasını da tavsiye etti. Deren Doktor Murat Amca'nın dediklerini kelimesi kelimesine uyguladı. Sonunda da kabızlığı tamamen geçti. Artık kakasını rahatça yapıyor ve çişini de kaçırmıyor. Tuvaletteyken hiç acı ya da ağrı hissetmediği için de kitabını rahatça okuyor.
SON
Loading