MENÜLER
DUYURULAR
SİTE İÇİ ARAMA
ANKET
Prof.Dr.Murat DAYANÇ
30 Eylül 1958 tarihinde Tekirdağ’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1975 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden, 1981 yılında Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1981-1982 yılları arasında GATA’da mezuniyet sonrası eğitimini aldı. 1982-1984 yılları arasında İstanbul Merkez Komutanlığı’nda Sağlık Şube Müdürlüğü görevini yaptı, 1984-1988 yılları arasında Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi’nde Üroloji Klinik Şefi olarak çalıştı. 1989 yılında GATA Üroloji Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. 1991-1992 yılları arasında ABD’de Minnesota Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Üroloji bölümünde klinik ve araştırma faaliyetlerine katılarak pediatrik üroloji eğitimi aldı. 1993 yılında doçent, 1999 yılında ise profesör oldu. 2007 yılından beri GATA Üroloji A.D. Başkanlığı görevini devam ettirmekte olup, aynı zamanda çocuk ürolojisi konusunda klinik ve deneysel alandaki bilimsel çalışmalarını da sürdürmektedir.
Prof.Dr.Murat Dayanç halen American Urologic Association (AUA), American Academy of Pediatrics Section of Urology (AAP), Society of Pediatric Urology (SPU), European Society of Pediatric Urology (ESPU), Ulusal Çocuk Ürolojisi Derneği ve Türk Üroloji Derneği üyesidir. İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Devamı >>
Reflü Nedir?
VEZİKOÜRETERAL REFLÜ (İDRARIN, İDRAR TORBASINDAN BÖBREKLERE GERİ KAÇMASI)
Vezikoüreteral reflü nedir?
Böbreklerin en önemli işlevleri kandaki zararlı maddeleri temizleyerek bunların idrar olarak atılmasını sağlamaktır. İdrar böbrekler tarafından yapıldıktan sonra üreter olarak adlandırılan tüpler vasıtası ile idrar torbasına (mesane) ulaştırılıp depolanır ve daha sonra işeme işlemi ile mesaneden üretra (idrar yolu) adı verilen bir kanal yardımı ile vücut dışına uzaklaştırılır. Bu esnada normal insanlarda idrar geri böbreklere kaçmaz, eğer idrar geri böbreklere doğru kaçarsa buna vezikoüreteral reflü (VUR) denir. Yani, vezikoüreteral reflü süzülerek idrar kesesine biriken idrarın işeme esnasında üst idrar yollarına geri kaçmasıdır. Böbreklerin ve idrar kanalının etkilenmesi değerlendirilerek 5 derecede incelenir.
Bazı çocuklarda ise anormal işeme özellikleri reflüyü ortaya çıkarabilir. Reflü çocuklarda enfeksiyonlara meyil oluşturarak böbrek enfeksiyonu olarak adlandırdığımız piyelonefrite ve sonuçta böbrek hasarına neden olabilir. Daha ciddi reflüler ise daha büyük böbrek hasarlanmasına neden olabilir. Reflünün fazla olduğu durumlarda, üreter ve böbreklerin büyümesine ve genişlemesine neden olarak, şekil bozukluğuna yol açabilir. Genel olarak sık idrar yolları enfeksiyonu geçirilmesi tanı koydurur. Reflü ağrı, rahatsızlık ve idrar yaparken problemlere neden olmayabilir. Dolayısıyla herhangi bir başka şikayeti olmasa bile sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklar mutlaka uzman doktor tarafından kontrol edilmelidir.
Devamı >>
İnmemiş Testis Nedir?
İnmemiş Testis Nedir? Hangi Sıklıkta Rastlanır?
Testisler erişkinde karnın altında ve penisin arkasında skrotum denilen deri bir torba içinde bulunurlar. Anne karnındayken ise böbreklerin hemen altında, yani karın içerisindedir. Doğumdan önceki 7. ayda bu bölgeden yola çıkarak kasık kanalından geçer ve doğuma yakın torbalara iner. Bu yolculuk gerçekleşmezse inmemiş testis ortaya çıkar. Zamanında doğan bebeklere % 3 sıklıkla görülmektedir. Erken doğan ve gelişmesini tamamlayamamış bebeklerde (prematüreler) ise % 33 oranında görülür. Erken doğan bebekler zamanla kilo almaya başladıkça testis inmeye başlar. Zamanında doğan bebeklerde de ilk birkaç haftada veya ayda kendiliğinden iniş oluşabilir, böylelikle 1 yaşında yaklaşık % 0.8-1 çocukta hala inmemiş testis mevcut olabilir.
Çocuk ürolojisinde cerrahi müdahale gerektiren sık karşılaşılan hastalıklardan bir tanesidir. Nedenleri konusunda bir çok fikir ileri sürülmüş olmasına rağmen henüz oluşum mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak inmemiş testisli çocuklarda kısırlık ve testis kanseri riski normal popülasyona göre daha yüksektir, bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi ve takibi gereklidir.
Devamı >>
Hipospadias Nedir?
Erkek çocukların, cinsel organlarının ucunda olması gereken dış idrar deliğinin, penislerinin alt tarafında bir yere açılması durumuna tıp dilinde hipospadias denir. Halk arasında hipospadiaslı çocuklar için “peygamber sünnetli” yada “yarım sünnetli” deyimleri kullanılır. Üç yüz canlı erkek doğumdan birinde görülür. Hipospadiaslı babaların çocuklarında görülme riski daha fazladır.
Dikkatle bakıldığında idrarlarını bacaklarına doğru ve penislerinin altından yaptıkları fark edilir. İdrar deliği penis ucundan uzaklaştıkça hastalığın ağırlık derecesi artar fakat görülme olasılığı azalır. En sık görülen şekli penis ucuna yakın (glanüler) olan formudur. Diğer taraftan en az görüleni ise perineal tip dediğimiz idrar deliğinin torbalar ile makat arasında olduğu şeklidir. Hipospadiaslı çocuklarda, hipospadiasla beraber peniste eğrilikte (kordi) olabilir.
Tüm hastaların ayrıca mevcut olabilecek diğer organ anomalileri yönünden araştırılması gerekir. Hipospadias ile birlikte inmemiş testis bulunması durumunda genetik değerlendirmede gereklidir.
Devamı >>
Enürezis Nedir?
GECE ALTINI ISLATMA (Enürezis Nokturna)
Enürezis Nokturna Nedir Hangi Sıklıkta Rastlanır?
Gece altını ıslatma, gece uyku sırasında farkında olmadan idrar yapma olarak tanımlanabilir. Haftada 2 den fazla idrar kaçırma gece altını ıslatma olarak kabul edilir. Alt ıslatma 5 yaşına kadar normal kabul edilir. 5 yaşına kadar çocukların %85'i gece ve gündüz idrar kontrolü kazanmıştır. Geri kalan hastaların her yıl %15’i işeme kontrolünü kazanır. Ergenlikte enürezis nokturna %2–5 hastada devam etmektedir.
Çocuğun, fizyolojik yada nörolojik olarak tam gelişmemiş bir mesanesinin olması ve derin uyku paternine sahip olması başlıca temel nedenlerdir. Sonradan kazanılmış enürezis nokturna ise (sekonder), çocuğun en az 6 aylık bir dönem kuru kaldıktan sonra tekrar altını ıslatmaya başlaması durumudur. Bu durum genellikle çocuğun karşılaştığı stresler (hastaneye yatış, yeni bir okula başlama, yeni bir bireyin aileye katılması, ailesel problemler, ekonomik sorunlar, aile içi suistimal gibi) sonucunda ortaya çıkmaktadır ve sorun çözüldüğünde kendiliğinden ortadan kaybolur. Eğer şikayetlerde bir gerileme söz konusu değil ise bir pediatrik üroloğa başvurmak yerinde bir karar olacaktır.
Devamı >>
HABERLER